İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

Zor olmuyor mu?

Bazen bir caminin önünden geçerken içimden şu soru geçiyor: Zor olmuyor mu? Sırtınızda onca vebal, onca ah varken rükûya eğilip kıyama doğrulmak… Ben bu soruyu öylesine sormuyorum. Bu, bir serzeniştir. Bu, bir kırgınlığın, bir hayal kırıklığının sesidir. Çünkü biz imamı sadece namaz kıldıran bir görevli olarak görmedik hiçbir zaman. Biz, imamı mahallenin vicdanı bildik. Doğruyu söyleyen, yanlışa karşı duran, hakkın yanında saf tutan bir rehber olarak gördük. Ama bugün dönüp baktığımda, içimde bir burukluk büyüyor. Eskiden bir imam konuştuğunda insanlar susar, dinlerdi. Çünkü bilirdi ki o sözde hesap yoktur, menfaat yoktur, korku yoktur. Sadece hakikat vardır. Şimdi ise bazı minberlerden yükselen seslerin arkasında ne var diye düşünmeden edemiyorum. Gerçekten Allah rızası mı, yoksa bir yerlere yaranma telaşı mı? Zor olmuyor mu? Kul hakkı bu kadar ağır bir yükken, insanların duasını almak yerine ahını almak… Mazlumun yanında durmak varken, güçlüye sırt yaslamak… Hakikati söylemek varken, susmayı tercih etmek… Bir imamın omzundaki yük sadece cübbe değildir. O cübbenin içinde bir sorumluluk vardır. Bir mahalle, bir toplum, hatta bazen bir nesil emanet edilir ona. Çünkü o mihrapta duran kişi, sadece namaz kıldırmaz; aynı zamanda insanlara yön verir, örnek olur, yol gösterir. Ama eğer o yol şaşarsa… İşte o zaman sadece bir kişi değil, peşinden giden herkes yara alır. Ben kimseyi toptan suçlamıyorum. Elbette hakkıyla görevini yapan, gecesini gündüzüne katıp gerçekten Allah için hizmet eden imamlarımız da var. Onların hakkını asla yiyemem. Ama mesele şu ki; birkaç yanlış, birçok doğruyu gölgede bırakıyor. Ve biz artık şu soruyu daha sık sorar hale geliyoruz: Bu işin içinde gerçekten vicdan var mı? Zor olmuyor mu? Secdeye baş koyarken, arkanızda kırdığınız kalplerin ağırlığını hissetmemek… Rükûya eğilirken, haksızlık karşısında susmanın hesabını düşünmemek… Benim derdim eleştirmek değil, hatırlatmak. Çünkü din dediğimiz şey, sadece ritüellerden ibaret değil. Din, aynı zamanda adalettir. Vicdandır. Merhamettir. Doğruluktur. Ve imam dediğin kişi, işte tam da bunların temsilcisidir. Eğer temsil zedelenirse, güven de zedelenir. Güven zedelenirse, toplum çözülür.O yüzden soruyorum, hem de içtenlikle: Zor olmuyor mu? Gerçekten zor olmuyor mu…?
Ekleme Tarihi: 29 Nisan 2026 -Çarşamba
İsmail ER

Zor olmuyor mu?

Bazen bir caminin önünden geçerken içimden şu soru geçiyor:
Zor olmuyor mu? Sırtınızda onca vebal, onca ah varken rükûya eğilip kıyama doğrulmak…

Ben bu soruyu öylesine sormuyorum. Bu, bir serzeniştir. Bu, bir kırgınlığın, bir hayal kırıklığının sesidir. Çünkü biz imamı sadece namaz kıldıran bir görevli olarak görmedik hiçbir zaman. Biz, imamı mahallenin vicdanı bildik. Doğruyu söyleyen, yanlışa karşı duran, hakkın yanında saf tutan bir rehber olarak gördük.

Ama bugün dönüp baktığımda, içimde bir burukluk büyüyor.
Eskiden bir imam konuştuğunda insanlar susar, dinlerdi. Çünkü bilirdi ki o sözde hesap yoktur, menfaat yoktur, korku yoktur. Sadece hakikat vardır. Şimdi ise bazı minberlerden yükselen seslerin arkasında ne var diye düşünmeden edemiyorum. Gerçekten Allah rızası mı, yoksa bir yerlere yaranma telaşı mı?

Zor olmuyor mu?

Kul hakkı bu kadar ağır bir yükken, insanların duasını almak yerine ahını almak… Mazlumun yanında durmak varken, güçlüye sırt yaslamak… Hakikati söylemek varken, susmayı tercih etmek…

Bir imamın omzundaki yük sadece cübbe değildir. O cübbenin içinde bir sorumluluk vardır. Bir mahalle, bir toplum, hatta bazen bir nesil emanet edilir ona. Çünkü o mihrapta duran kişi, sadece namaz kıldırmaz; aynı zamanda insanlara yön verir, örnek olur, yol gösterir.

Ama eğer o yol şaşarsa…
İşte o zaman sadece bir kişi değil, peşinden giden herkes yara alır.
Ben kimseyi toptan suçlamıyorum. Elbette hakkıyla görevini yapan, gecesini gündüzüne katıp gerçekten Allah için hizmet eden imamlarımız da var. Onların hakkını asla yiyemem. Ama mesele şu ki; birkaç yanlış, birçok doğruyu gölgede bırakıyor.

Ve biz artık şu soruyu daha sık sorar hale geliyoruz:
Bu işin içinde gerçekten vicdan var mı?

Zor olmuyor mu?

Secdeye baş koyarken, arkanızda kırdığınız kalplerin ağırlığını hissetmemek… Rükûya eğilirken, haksızlık karşısında susmanın hesabını düşünmemek…

Benim derdim eleştirmek değil, hatırlatmak. Çünkü din dediğimiz şey, sadece ritüellerden ibaret değil. Din, aynı zamanda adalettir. Vicdandır. Merhamettir. Doğruluktur.
Ve imam dediğin kişi, işte tam da bunların temsilcisidir.
Eğer temsil zedelenirse, güven de zedelenir. Güven zedelenirse, toplum çözülür.O yüzden soruyorum, hem de içtenlikle: Zor olmuyor mu?
Gerçekten zor olmuyor mu…?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.