İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

Sessiz Bir Karar, Büyük Bir Yük

    Devletin attığı bazı adımlar vardır; kâğıt üzerinde küçük görünür ama toplumun en hassas kesimlerinde büyük sarsıntılar yaratır. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından “acele” ibaresiyle yayımlanan son yazı da tam olarak böyle bir etki doğurdu. Engelli bireylerin ÖTV muafiyetli araç alımına ilişkin uygulamada yapılan değişiklik, özellikle yüzde 90’ın altında engel oranına sahip vatandaşlar için adeta bir kapının kapanması anlamına geliyor. Bu karar, teknik bir düzenleme gibi sunulsa da aslında hayatın içinden bir meseledir. Çünkü mesele sadece bir araç almak değil; mesele bağımsız hareket edebilmek, kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürebilmek, topluma daha aktif katılabilmektir. Bugün birçok engelli birey için araç, bir lüks değil, temel bir ihtiyaçtır. Vergi politikaları elbette devletin ekonomik dengelerini korumak adına önemlidir. Ancak sosyal devlet anlayışı, dezavantajlı grupları korumayı da aynı derecede zorunlu kılar. Yüzde 90 engel oranı, zaten oldukça yüksek bir eşiktir. Bu oranın altında kalan bireylerin tamamen sistem dışına itilmesi, “eşitlik” değil, aksine yeni bir mağduriyet üretir. Üstelik bu kararın “acele” ibaresiyle duyurulması, kamuoyunda ayrı bir soru işareti yaratmaktadır. Böylesine önemli bir düzenleme neden geniş bir istişare süreci olmadan yürürlüğe girer? Engelli bireylerin sesi neden bu süreçte yeterince duyulmaz? Unutulmamalıdır ki bir toplumun gelişmişliği, en güçlülerinin değil, en kırılganlarının ne kadar korunduğuyla ölçülür. Bugün alınan bu karar, ekonomik bir tedbir olabilir; ancak sosyal etkileri göz ardı edilirse, vicdanlarda derin bir iz bırakır. Devletin görevi sadece bütçeyi dengelemek değil, aynı zamanda adaleti tesis etmektir. Engelli bireylerin yaşamını zorlaştıran değil, kolaylaştıran politikalar üretmek; onları hayata daha sıkı bağlamak, asıl hedef olmalıdır. Bu nedenle yetkililere düşen görev açıktır: Bu düzenleme yeniden gözden geçirilmeli, engelli vatandaşların hak kaybı yaşamayacağı, daha kapsayıcı bir çözüm yolu bulunmalıdır. Çünkü bazen bir imza, sadece bir yönetmeliği değil, binlerce hayatın yönünü değiştirir.
Ekleme Tarihi: 28 Mart 2026 -Cumartesi
İsmail ER

Sessiz Bir Karar, Büyük Bir Yük

 

 

Devletin attığı bazı adımlar vardır; kâğıt üzerinde küçük görünür ama toplumun en hassas kesimlerinde büyük sarsıntılar yaratır. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından “acele” ibaresiyle yayımlanan son yazı da tam olarak böyle bir etki doğurdu. Engelli bireylerin ÖTV muafiyetli araç alımına ilişkin uygulamada yapılan değişiklik, özellikle yüzde 90’ın altında engel oranına sahip vatandaşlar için adeta bir kapının kapanması anlamına geliyor.

Bu karar, teknik bir düzenleme gibi sunulsa da aslında hayatın içinden bir meseledir. Çünkü mesele sadece bir araç almak değil; mesele bağımsız hareket edebilmek, kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürebilmek, topluma daha aktif katılabilmektir. Bugün birçok engelli birey için araç, bir lüks değil, temel bir ihtiyaçtır.

Vergi politikaları elbette devletin ekonomik dengelerini korumak adına önemlidir. Ancak sosyal devlet anlayışı, dezavantajlı grupları korumayı da aynı derecede zorunlu kılar. Yüzde 90 engel oranı, zaten oldukça yüksek bir eşiktir. Bu oranın altında kalan bireylerin tamamen sistem dışına itilmesi, “eşitlik” değil, aksine yeni bir mağduriyet üretir.

Üstelik bu kararın “acele” ibaresiyle duyurulması, kamuoyunda ayrı bir soru işareti yaratmaktadır. Böylesine önemli bir düzenleme neden geniş bir istişare süreci olmadan yürürlüğe girer? Engelli bireylerin sesi neden bu süreçte yeterince duyulmaz?

Unutulmamalıdır ki bir toplumun gelişmişliği, en güçlülerinin değil, en kırılganlarının ne kadar korunduğuyla ölçülür. Bugün alınan bu karar, ekonomik bir tedbir olabilir; ancak sosyal etkileri göz ardı edilirse, vicdanlarda derin bir iz bırakır.

Devletin görevi sadece bütçeyi dengelemek değil, aynı zamanda adaleti tesis etmektir. Engelli bireylerin yaşamını zorlaştıran değil, kolaylaştıran politikalar üretmek; onları hayata daha sıkı bağlamak, asıl hedef olmalıdır.

Bu nedenle yetkililere düşen görev açıktır: Bu düzenleme yeniden gözden geçirilmeli, engelli vatandaşların hak kaybı yaşamayacağı, daha kapsayıcı bir çözüm yolu bulunmalıdır. Çünkü bazen bir imza, sadece bir yönetmeliği değil, binlerce hayatın yönünü değiştirir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.