Anasayfa
Yazarlar
İsmail ER
Yazı Detayı
Bu yazı 95 kez okundu.
SABIR VE ŞÜKÜR SATANLAR..
Bu ülkede yıllardır değişmeyen bir düzen var.
Zenginlere gecenin bir yarısı dolar satılıyor, piyasalar onların çıkarına göre şekillendiriliyor. Büyük sermaye sahipleri her krizden daha da güçlenerek çıkıyor. Çünkü sistem onların zarar etmesine izin vermiyor.
Ama iş fakire gelince durum değişiyor. Fakire umut yerine sabır, hak yerine tevekkül, çözüm yerine nasihat veriliyor. Geçim sıkıntısı yaşayan insanlara, boşalan tencerelerine rağmen şükretmeleri öğütleniyor.
En ağır yükü ise emekliler taşıyor. Bir ömür çalışıp ülkesine hizmet eden insanlar, bugün ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Her ay maaşlarına yapılan zamlar değil, sabır tavsiyeleri konuşuluyor. Market fiyatları yükselirken, faturalar katlanırken emekliye düşen yine sabretmek oluyor.
Oysa vatandaşın ihtiyacı sabır satıcıları değil, adaletli bir düzen ve insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyidir. İnsanlar sadaka değil, alın terlerinin karşılığını istiyor. Şükür elbette güzel bir erdemdir; ancak şükür, haksızlıkların üzerini örtmek için kullanılan bir araç haline getirilemez.
Bugün toplumun geniş kesimleri aynı soruyu soruyor:
Zenginlere fırsat, ayrıcalık ve kazanç sunulurken; fakire neden sadece sabır ve şükür düşüyor?
İşte asıl cevap bekleyen soru budur.
Ekleme
Tarihi: 03 Haziran 2026 -Çarşamba
SABIR VE ŞÜKÜR SATANLAR..
Bu ülkede yıllardır değişmeyen bir düzen var.
Zenginlere gecenin bir yarısı dolar satılıyor, piyasalar onların çıkarına göre şekillendiriliyor. Büyük sermaye sahipleri her krizden daha da güçlenerek çıkıyor. Çünkü sistem onların zarar etmesine izin vermiyor.
Ama iş fakire gelince durum değişiyor. Fakire umut yerine sabır, hak yerine tevekkül, çözüm yerine nasihat veriliyor. Geçim sıkıntısı yaşayan insanlara, boşalan tencerelerine rağmen şükretmeleri öğütleniyor.
En ağır yükü ise emekliler taşıyor. Bir ömür çalışıp ülkesine hizmet eden insanlar, bugün ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Her ay maaşlarına yapılan zamlar değil, sabır tavsiyeleri konuşuluyor. Market fiyatları yükselirken, faturalar katlanırken emekliye düşen yine sabretmek oluyor.
Oysa vatandaşın ihtiyacı sabır satıcıları değil, adaletli bir düzen ve insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyidir. İnsanlar sadaka değil, alın terlerinin karşılığını istiyor. Şükür elbette güzel bir erdemdir; ancak şükür, haksızlıkların üzerini örtmek için kullanılan bir araç haline getirilemez.
Bugün toplumun geniş kesimleri aynı soruyu soruyor:
Zenginlere fırsat, ayrıcalık ve kazanç sunulurken; fakire neden sadece sabır ve şükür düşüyor?
İşte asıl cevap bekleyen soru budur.
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
