Anasayfa
Yazarlar
İsmail ER
Yazı Detayı
Bu yazı 137 kez okundu.
Kör Adamın Elektrik Faturası Ödediği Bu Dünyada Adalet Arama !!
Toplumların adalet anlayışı, en çok güçsüz ve dezavantajlı insanların yaşam şartlarına bakılarak anlaşılır. Eğer bir ülkede gözleri görmeyen bir insan, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor ve ağır ekonomik yüklerin altında eziliyorsa, orada adalet kavramını sorgulamak kaçınılmaz hale gelir.
“Kör adamın elektrik faturası ödediği bu dünyada adalet arama” sözü, yalnızca bir faturadan ibaret değildir. Bu ifade; hayatın yükünün çoğu zaman en çok omuzlarında taşıyamayacak durumda olanlara yüklendiğini anlatan güçlü bir serzeniştir. Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, sosyal yaşamda, ekonomik şartlarda ve insanlara sunulan fırsat eşitliğinde de kendini göstermelidir.
Engelli, yaşlı, dar gelirli ya da yardıma muhtaç insanların yaşamlarını kolaylaştırmak, sosyal devlet olmanın temel görevlerinden biridir. İnsanların yaşadıkları zorlukları görmezden gelerek onlardan aynı yükü taşımalarını beklemek, vicdanları yaralayan bir durumdur.
Bugün bir kör insanın da, işsizin de, emeklinin de, dar gelirlinin de ortak beklentisi aynıdır: Eşitlik, hakkaniyet ve insanca yaşam şartları. Çünkü adalet, güçlü olanın değil, ihtiyaç sahibinin yanında durabildiği zaman gerçek anlamını bulur.
Belki de asıl soru şudur: Bir toplum, en kırılgan insanlarının yükünü hafifletmeden kendisini ne kadar adil sayabilir?
Ekleme
Tarihi: 07 Haziran 2026 -Pazar
Kör Adamın Elektrik Faturası Ödediği Bu Dünyada Adalet Arama !!
Toplumların adalet anlayışı, en çok güçsüz ve dezavantajlı insanların yaşam şartlarına bakılarak anlaşılır. Eğer bir ülkede gözleri görmeyen bir insan, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor ve ağır ekonomik yüklerin altında eziliyorsa, orada adalet kavramını sorgulamak kaçınılmaz hale gelir.
“Kör adamın elektrik faturası ödediği bu dünyada adalet arama” sözü, yalnızca bir faturadan ibaret değildir. Bu ifade; hayatın yükünün çoğu zaman en çok omuzlarında taşıyamayacak durumda olanlara yüklendiğini anlatan güçlü bir serzeniştir. Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, sosyal yaşamda, ekonomik şartlarda ve insanlara sunulan fırsat eşitliğinde de kendini göstermelidir.
Engelli, yaşlı, dar gelirli ya da yardıma muhtaç insanların yaşamlarını kolaylaştırmak, sosyal devlet olmanın temel görevlerinden biridir. İnsanların yaşadıkları zorlukları görmezden gelerek onlardan aynı yükü taşımalarını beklemek, vicdanları yaralayan bir durumdur.
Bugün bir kör insanın da, işsizin de, emeklinin de, dar gelirlinin de ortak beklentisi aynıdır: Eşitlik, hakkaniyet ve insanca yaşam şartları. Çünkü adalet, güçlü olanın değil, ihtiyaç sahibinin yanında durabildiği zaman gerçek anlamını bulur.
Belki de asıl soru şudur: Bir toplum, en kırılgan insanlarının yükünü hafifletmeden kendisini ne kadar adil sayabilir?
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
