Son zamanlarda sosyal medyada ve bazı sahne gösterilerinde kendini “yerel sanatçı” olarak tanıtan bazı tiyatrocuları izliyorum. Açık konuşmak gerekirse, yapılan şeyin sanat mı yoksa sadece para kazanma çabası mı olduğu konusunda ciddi şüphelerim var.
Gaziantep’in kendine has bir şivesi, bir kültürü ve bir ağırlığı vardır. Bu şehir sadece bir coğrafya değildir; yüzyılların birikimiyle oluşmuş güçlü bir kültürün temsilcisidir. Mutfağıyla, ticaret geleneğiyle, insanının çalışkanlığıyla ve kendine özgü diliyle Türkiye’nin en karakteristik şehirlerinden biridir.
Ancak son dönemde bazı sahne gösterilerinde ve sosyal medya içeriklerinde Gaziantep şivesinin abartılı, kaba ve neredeyse karikatürize edilmiş bir şekilde kullanıldığını görüyoruz. Bu durum, ilk bakışta insanları güldüren bir mizah gibi görünse de aslında derin bir sorunu beraberinde getiriyor.
Çünkü mesele sadece bir şiveyi taklit etmek değildir. Mesele, bir şehrin insanını nasıl temsil ettiğinizdir.
Gaziantep insanı anlatıldığı gibi kaba değildir. Aksine bu şehir; ticareti bilen, kültürüne sahip çıkan, misafirperverliğiyle tanınan ve köklü bir medeniyetin mirasını taşıyan insanların şehridir. Gaziantep şivesi de bu kültürün doğal bir parçasıdır. Bir dili, bir şiveyi komedi malzemesi yapmak mümkündür; fakat onu küçültmek, abartarak gülünç hale getirmek kültüre hizmet etmek değil, onu zedelemektir.
Sanatın amacı sadece güldürmek değildir. Sanat aynı zamanda yaşatmak, anlatmak ve korumaktır. Eğer yapılan bir gösteri insanların kendi kültürünü yanlış tanımasına neden oluyorsa, burada sanatın sınırlarını yeniden düşünmek gerekir.
Bugün sosyal medyada izlenme sayısı uğruna yapılan birçok şeyin “sanat” olarak sunulduğunu görüyoruz. Oysa her alkış gerçek bir değerin karşılığı değildir. Bazen sadece kalabalığın çıkardığı bir gürültüdür.
Gaziantep gibi köklü bir şehrin şivesi, birkaç espri uğruna ucuz bir gösteri malzemesine dönüştürülecek kadar değersiz değildir. Bu şehrin dili, sokakları, insanı ve kültürü saygıyı hak eder.
Benim temennim şudur:
Bu işi yapanlar Gaziantep’in gerçek değerini daha iyi anlasın. Çünkü bir şehrin kültürü para kazanmak için kullanılacak bir aksesuar değildir.
Gaziantep şivesi bir tiyatro malzemesi değil, bu şehrin onurudur.
Ve o onuru korumak da hepimizin sorumluluğudur.
