Anasayfa
Yazarlar
İsmail ER
Yazı Detayı
Bu yazı 141 kez okundu.
Fikir Partileri Ayakta, Siyaset Yönetilemiyor...
Türkiye’de siyaset artık fikir üzerinden değil, kişiler üzerinden tartışılıyor. Oysa bu ülkenin siyasi hafızasında kökü çok derinlere dayanan iki büyük fikir partisi vardır: Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi. Çünkü bu iki parti yalnızca seçimden seçime ortaya çıkan yapılar değil, yılların ideolojisini, tabanını ve siyasi kültürünü taşıyan hareketlerdir. Türkiye’de diğer partiler kapanabilir, isim değiştirir, bölünür ya da yok olabilir; ama fikir üzerine kurulan partiler kolay kolay silinmez.
Ancak bugün gelinen noktada her iki partinin de kendi kimliğinden uzaklaştığı yönünde ciddi eleştiriler var. Bunun en büyük sebebi ise genel başkanlar ve yönetim anlayışlarıdır. Çünkü bir partiyi büyüten de küçülten de yalnızca tabanı değil, onu yöneten kadrolardır.
Milliyetçi Hareket Partisi yıllardır iktidar çizgisine yakın bir siyaset yürütüyor. Oysa geçmişte muhalefet refleksi güçlü, milliyetçi tabanın sesini sert şekilde dile getiren bir hareket olarak görülürdü. Bugün ise birçok ülkücü seçmen, partinin iktidarı denetleyen değil, iktidarı destekleyen bir pozisyona geldiğini düşünüyor. Bu durum da “muhalefet eden milliyetçilik” anlayışının zayıfladığı eleştirilerine neden oluyor.
Diğer tarafta Cumhuriyet Halk Partisi ise yıllardır Türkiye’nin ana muhalefet partisi olmasına rağmen toplumun geniş kesimlerini ikna eden güçlü bir muhalefet performansı ortaya koymakta zorlanıyor. Seçim kayıpları, parti içi tartışmalar ve liderlik krizleri seçmende ciddi bir güven problemi oluşturdu. Ana muhalefet görevi yalnızca eleştirmek değil, umut vermek ve alternatif bir yönetim iradesi gösterebilmektir. Ancak vatandaş artık sürekli aynı tartışmaları görmekten yorulmuş durumda.
Türkiye’de siyasetin en büyük problemi artık fikir eksikliği değil, liderlik sorunudur. Çünkü güçlü fikirler yanlış yöneticilerin elinde etkisini kaybediyor. Halk artık slogan değil, samimiyet görmek istiyor. Koltuk kavgası değil, memleket meselesi duymak istiyor. İnsanlar kendisini anlayan, derdine çözüm üreten ve gerçekten mücadele eden siyasetçiler arıyor.
Bir gerçek var ki; fikir partileri ayakta kalır ama yanlış yönetimler o fikirlerin toplumdaki karşılığını zayıflatır. Türkiye’de siyaset yeniden halkın sorunlarına döndüğü gün, belki de seçmen yıllardır özlediği gerçek muhalefeti ve gerçek siyasi mücadeleyi yeniden görecektir.
Ekleme
Tarihi: 24 Mayıs 2026 -Pazar
Fikir Partileri Ayakta, Siyaset Yönetilemiyor...
Türkiye’de siyaset artık fikir üzerinden değil, kişiler üzerinden tartışılıyor. Oysa bu ülkenin siyasi hafızasında kökü çok derinlere dayanan iki büyük fikir partisi vardır: Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi. Çünkü bu iki parti yalnızca seçimden seçime ortaya çıkan yapılar değil, yılların ideolojisini, tabanını ve siyasi kültürünü taşıyan hareketlerdir. Türkiye’de diğer partiler kapanabilir, isim değiştirir, bölünür ya da yok olabilir; ama fikir üzerine kurulan partiler kolay kolay silinmez.
Ancak bugün gelinen noktada her iki partinin de kendi kimliğinden uzaklaştığı yönünde ciddi eleştiriler var. Bunun en büyük sebebi ise genel başkanlar ve yönetim anlayışlarıdır. Çünkü bir partiyi büyüten de küçülten de yalnızca tabanı değil, onu yöneten kadrolardır.
Milliyetçi Hareket Partisi yıllardır iktidar çizgisine yakın bir siyaset yürütüyor. Oysa geçmişte muhalefet refleksi güçlü, milliyetçi tabanın sesini sert şekilde dile getiren bir hareket olarak görülürdü. Bugün ise birçok ülkücü seçmen, partinin iktidarı denetleyen değil, iktidarı destekleyen bir pozisyona geldiğini düşünüyor. Bu durum da “muhalefet eden milliyetçilik” anlayışının zayıfladığı eleştirilerine neden oluyor.
Diğer tarafta Cumhuriyet Halk Partisi ise yıllardır Türkiye’nin ana muhalefet partisi olmasına rağmen toplumun geniş kesimlerini ikna eden güçlü bir muhalefet performansı ortaya koymakta zorlanıyor. Seçim kayıpları, parti içi tartışmalar ve liderlik krizleri seçmende ciddi bir güven problemi oluşturdu. Ana muhalefet görevi yalnızca eleştirmek değil, umut vermek ve alternatif bir yönetim iradesi gösterebilmektir. Ancak vatandaş artık sürekli aynı tartışmaları görmekten yorulmuş durumda.
Türkiye’de siyasetin en büyük problemi artık fikir eksikliği değil, liderlik sorunudur. Çünkü güçlü fikirler yanlış yöneticilerin elinde etkisini kaybediyor. Halk artık slogan değil, samimiyet görmek istiyor. Koltuk kavgası değil, memleket meselesi duymak istiyor. İnsanlar kendisini anlayan, derdine çözüm üreten ve gerçekten mücadele eden siyasetçiler arıyor.
Bir gerçek var ki; fikir partileri ayakta kalır ama yanlış yönetimler o fikirlerin toplumdaki karşılığını zayıflatır. Türkiye’de siyaset yeniden halkın sorunlarına döndüğü gün, belki de seçmen yıllardır özlediği gerçek muhalefeti ve gerçek siyasi mücadeleyi yeniden görecektir.
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
