İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

DAĞLARDA DOĞAN BİR UMUT: GAZİ YAŞARGİL

Tarih bazen insanlara öyle hikâyeler yaşatır ki, aradan geçen onca yıla rağmen unutulmaz. Kimi zaman savaşların, kimi zaman isyanların, kimi zaman da insan iradesinin içinden bir destan çıkar. Şeyh Said Ayaklanması’nın en yoğun hissedildiği yerlerden biri olan Lice’de yaşananlar da böyle bir hikâyedir. Devleti temsil eden Kaymakam Asım Bey, elindeki birkaç görevliyle birlikte binlerce silahlı isyancının karşısında kaldı. Direnme imkânları yoktu. Eşi Sehavet Hanım ve iki yaşındaki kızlarıyla birlikte rehin alındılar. O günlerde yaşananların ne kadar ağır olduğunu bugün hayal etmek bile zordur. Altı aylık hamile olan Sehavet Hanım, kışın ortasında, kar ve tipi altında dağlara götürüldü. Günlerce mağaralarda, metruk mezralarda, ölüm korkusuyla yaşamak zorunda kaldılar. Açlık, soğuk ve belirsizlik her an yanlarındaydı. Aylar süren esaretin ardından devlet güçleri tarafından kurtarıldıklarında ilginç bir gerçekle karşılaşıldı. Kaçırılanlar üç kişiydi, kurtarılanlar ise dört kişi olmuştu. Çünkü tüm imkânsızlıklara rağmen Sehavet Hanım bir erkek çocuk dünyaya getirmişti. Kaymakam Asım Bey, yaşanan tüm zorluklara rağmen hayata tutunan bu bebeği kucağına aldığında ona anlamlı bir isim verdi: Gazi. Çünkü o çocuk, daha doğduğu gün ölümün ve umutsuzluğun karşısında bir zaferin sembolü olmuştu. Yıllar sonra o bebek, dünyanın tanıdığı en büyük beyin cerrahlarından biri haline geldi. Prof. Dr. Gazi Yaşargil, modern beyin cerrahisinin temellerini atan isimlerden biri olarak tıp tarihine geçti. Sadece ülkemizin değil, tüm insanlığın gurur duyduğu bir bilim insanı oldu. Binlerce hekimin yetişmesine katkı sundu, milyonlarca insana umut verdi. Hayat bazen bize çok önemli dersler verir. Dağ başında, yokluk ve ölüm korkusu içinde dünyaya gelen bir bebek, yıllar sonra insanlığın kaderini değiştiren bilim insanlarından biri olabilir. Bu nedenle hiçbir çocuğun, hiçbir insanın hikâyesini küçümsememek gerekir. 10 Haziran 2025 tarihinde aramızdan ayrılan Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Geride bıraktığı eserler, yetiştirdiği öğrenciler ve insanlığa yaptığı katkılar onu daima yaşatacaktır. Bazı insanlar sadece yaşadıkları döneme değil, gelecek nesillere de ışık olurlar. Gazi Yaşargil işte o insanlardan biriydi.
Ekleme Tarihi: 25 Haziran 2026 -Perşembe
İsmail ER

DAĞLARDA DOĞAN BİR UMUT: GAZİ YAŞARGİL

Tarih bazen insanlara öyle hikâyeler yaşatır ki, aradan geçen onca yıla rağmen unutulmaz. Kimi zaman savaşların, kimi zaman isyanların, kimi zaman da insan iradesinin içinden bir destan çıkar. Şeyh Said Ayaklanması’nın en yoğun hissedildiği yerlerden biri olan Lice’de yaşananlar da böyle bir hikâyedir. Devleti temsil eden Kaymakam Asım Bey, elindeki birkaç görevliyle birlikte binlerce silahlı isyancının karşısında kaldı. Direnme imkânları yoktu. Eşi Sehavet Hanım ve iki yaşındaki kızlarıyla birlikte rehin alındılar. O günlerde yaşananların ne kadar ağır olduğunu bugün hayal etmek bile zordur. Altı aylık hamile olan Sehavet Hanım, kışın ortasında, kar ve tipi altında dağlara götürüldü. Günlerce mağaralarda, metruk mezralarda, ölüm korkusuyla yaşamak zorunda kaldılar. Açlık, soğuk ve belirsizlik her an yanlarındaydı. Aylar süren esaretin ardından devlet güçleri tarafından kurtarıldıklarında ilginç bir gerçekle karşılaşıldı. Kaçırılanlar üç kişiydi, kurtarılanlar ise dört kişi olmuştu. Çünkü tüm imkânsızlıklara rağmen Sehavet Hanım bir erkek çocuk dünyaya getirmişti. Kaymakam Asım Bey, yaşanan tüm zorluklara rağmen hayata tutunan bu bebeği kucağına aldığında ona anlamlı bir isim verdi: Gazi. Çünkü o çocuk, daha doğduğu gün ölümün ve umutsuzluğun karşısında bir zaferin sembolü olmuştu. Yıllar sonra o bebek, dünyanın tanıdığı en büyük beyin cerrahlarından biri haline geldi. Prof. Dr. Gazi Yaşargil, modern beyin cerrahisinin temellerini atan isimlerden biri olarak tıp tarihine geçti. Sadece ülkemizin değil, tüm insanlığın gurur duyduğu bir bilim insanı oldu. Binlerce hekimin yetişmesine katkı sundu, milyonlarca insana umut verdi. Hayat bazen bize çok önemli dersler verir. Dağ başında, yokluk ve ölüm korkusu içinde dünyaya gelen bir bebek, yıllar sonra insanlığın kaderini değiştiren bilim insanlarından biri olabilir. Bu nedenle hiçbir çocuğun, hiçbir insanın hikâyesini küçümsememek gerekir. 10 Haziran 2025 tarihinde aramızdan ayrılan Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Geride bıraktığı eserler, yetiştirdiği öğrenciler ve insanlığa yaptığı katkılar onu daima yaşatacaktır. Bazı insanlar sadece yaşadıkları döneme değil, gelecek nesillere de ışık olurlar. Gazi Yaşargil işte o insanlardan biriydi.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.