İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

BİZ CENNETİ ARARKEN, BAŞKALARI CENNETİ YAŞIYOR

Son yıllarda dikkatimi çeken bir durum var. Türkler, dini vecibelerini yerine getirmek, manevi huzuru bulmak ve cenneti kazanma ümidiyle Arabistan yollarına düşüyor. Kimisi yıllarca para biriktiriyor, kimisi emekli ikramiyesini harcıyor, kimisi de ömründe bir kez olsun o kutsal toprakları görebilmenin hayalini kuruyor. Öte yandan bakıyoruz ki birçok Arap yatırımcı, tatilci ve iş insanı Türkiye’ye geliyor. Evler alıyor, arsalar alıyor, yazlıklar yaptırıyor, şehirlerimizde yaşamayı tercih ediyor. Biz onların topraklarına ahiret umuduyla giderken, onlar bizim topraklarımızı dünya nimetleri için tercih ediyor. Bu manzara insana ister istemez şu soruyu sorduruyor: “Acaba biz sahip olduklarımızın değerini yeterince biliyor muyuz?” Türkiye, dört mevsimi yaşayan, bereketli topraklara sahip, tarihiyle, kültürüyle ve doğal güzellikleriyle eşsiz bir ülke. Dağından denizine, yaylasından ovasına kadar birçok güzelliği içinde barındırıyor. Belki de biz, günlük hayatın telaşı ve ekonomik sıkıntılar içinde bu güzellikleri göremiyoruz. Ama dışarıdan bakanlar, bu ülkenin değerini bizden daha iyi fark ediyor. Elbette mesele sadece ev almak ya da yatırım yapmak değildir. Mesele, bir milletin kendi vatanına sahip çıkması, değerlerini koruması ve geleceğine güvenle bakabilmesidir. Kendi toprağının kıymetini bilmeyen toplumlar, bir gün başkalarının ona verdiği değeri hayretle seyretmek zorunda kalabilir. Kimsenin inancına, ibadetine veya yaşam biçimine söz söylemek haddimize değildir. Herkesin yolu, niyeti ve tercihi kendinedir. Ancak şu gerçeği de görmezden gelemeyiz: Biz cenneti kazanmak için uzak diyarlara giderken, başkaları bu güzel memleketi yaşanacak bir cennet olarak görüyorsa, dönüp kendimize bazı sorular sormamız gerekir. Belki de asıl mesele, cenneti sadece uzakta aramak değil; elimizdeki nimetlerin, vatanımızın ve değerlerimizin farkına varabilmektir. Düşünmeden geçemiyorum: Türkler cenneti kazanmak için Arabistan’a gidiyor, Araplar Türkiye’den mülk alıp cenneti yaşıyor. Bu söz tartışılabilir ama üzerinde düşünmeye değer bir tespittir. Yalan mı?
Ekleme Tarihi: 12 Haziran 2026 -Cuma
İsmail ER

BİZ CENNETİ ARARKEN, BAŞKALARI CENNETİ YAŞIYOR

Son yıllarda dikkatimi çeken bir durum var. Türkler, dini vecibelerini yerine getirmek, manevi huzuru bulmak ve cenneti kazanma ümidiyle Arabistan yollarına düşüyor. Kimisi yıllarca para biriktiriyor, kimisi emekli ikramiyesini harcıyor, kimisi de ömründe bir kez olsun o kutsal toprakları görebilmenin hayalini kuruyor. Öte yandan bakıyoruz ki birçok Arap yatırımcı, tatilci ve iş insanı Türkiye’ye geliyor. Evler alıyor, arsalar alıyor, yazlıklar yaptırıyor, şehirlerimizde yaşamayı tercih ediyor. Biz onların topraklarına ahiret umuduyla giderken, onlar bizim topraklarımızı dünya nimetleri için tercih ediyor. Bu manzara insana ister istemez şu soruyu sorduruyor: “Acaba biz sahip olduklarımızın değerini yeterince biliyor muyuz?” Türkiye, dört mevsimi yaşayan, bereketli topraklara sahip, tarihiyle, kültürüyle ve doğal güzellikleriyle eşsiz bir ülke. Dağından denizine, yaylasından ovasına kadar birçok güzelliği içinde barındırıyor. Belki de biz, günlük hayatın telaşı ve ekonomik sıkıntılar içinde bu güzellikleri göremiyoruz. Ama dışarıdan bakanlar, bu ülkenin değerini bizden daha iyi fark ediyor. Elbette mesele sadece ev almak ya da yatırım yapmak değildir. Mesele, bir milletin kendi vatanına sahip çıkması, değerlerini koruması ve geleceğine güvenle bakabilmesidir. Kendi toprağının kıymetini bilmeyen toplumlar, bir gün başkalarının ona verdiği değeri hayretle seyretmek zorunda kalabilir. Kimsenin inancına, ibadetine veya yaşam biçimine söz söylemek haddimize değildir. Herkesin yolu, niyeti ve tercihi kendinedir. Ancak şu gerçeği de görmezden gelemeyiz: Biz cenneti kazanmak için uzak diyarlara giderken, başkaları bu güzel memleketi yaşanacak bir cennet olarak görüyorsa, dönüp kendimize bazı sorular sormamız gerekir. Belki de asıl mesele, cenneti sadece uzakta aramak değil; elimizdeki nimetlerin, vatanımızın ve değerlerimizin farkına varabilmektir. Düşünmeden geçemiyorum: Türkler cenneti kazanmak için Arabistan’a gidiyor, Araplar Türkiye’den mülk alıp cenneti yaşıyor. Bu söz tartışılabilir ama üzerinde düşünmeye değer bir tespittir. Yalan mı?
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.