İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

Bir Tas Çorba mı, Sosyal Devlet mi?

Ramazan ayı yaklaşınca şehir meydanlarında tanıdık bir hareketlilik başlar. Çadırlar kurulur, brandalar gerilir, afişler asılır. İftar sofraları hazırlanır. Dışarıdan bakıldığında dayanışmanın sıcak bir tablosu… Fakat içine girince insanın zihnini kurcalayan o soru belirir: Biz gerçekten sosyal bir devlet miyiz, yoksa yoksulluğu görünür kılıp onun üzerinden vicdan mı rahatlatıyoruz? Elbette bir tas çorba vermek kötülük değildir. Aç olanın karnını doyurmak erdemdir. Ancak asıl mesele şu: İnsanlar neden o çadıra muhtaç hale geliyor? Sosyal devlet anlayışı, vatandaşını yardıma bağımlı bırakmadan yaşatabilmeyi gerektirir. Esas olan insanların bir öğün yemek için sıraya girmesi değil; kendi evinde, kendi sofrasında, onuruyla iftarını açabilmesidir. Çünkü yoksulluk yalnızca maddi bir eksiklik değildir. Görünür hale getirildiğinde insanın izzetini de zedeler. Bugün iftar çadırları neredeyse her şehirde kuruluyor. Çoğu zaman belediye logoları, pankartlar ve kameralar eşliğinde… Yardımın mahremiyeti kayboluyor. Oysa gerçek yardım gösterişsiz olandır. Veren elin bilinmediği, alanın mahcup edilmediği yardımdır esas olan. Daha önemlisi kalıcı çözümler üretmektir. Enflasyon karşısında eriyen maaşları düzenlemek, alım gücünü artırmak, sosyal destekleri sistemli ve onurlu bir şekilde sağlamak… Devlet dediğin, vatandaşını bir tas çorbaya muhtaç bırakmamalıdır. Geçici sofralar kurmak yerine kalıcı refah inşa etmelidir. Ramazan paylaşma ayıdır, evet. Ama paylaşmanın da bir adabı vardır. İnsan onurunu incitmeden, siyasi kazanç kapısına dönüştürmeden, fotoğraf karesine sığdırmadan yapılmalıdır. Sorulması gereken soru basittir: Biz yoksulluğu azaltıyor muyuz, yoksa onu organize mi ediyoruz? Eğer gerçekten güçlü bir toplum istiyorsak; yardım çadırlarıyla değil, adil gelir dağılımıyla, insanca yaşam standartlarıyla ve sosyal devlet ciddiyetiyle yol almalıyız. Bir tas çorba değil, insanca bir hayat… Mesele tam olarak budur.
Ekleme Tarihi: 19 Şubat 2026 -Perşembe
İsmail ER

Bir Tas Çorba mı, Sosyal Devlet mi?


Ramazan ayı yaklaşınca şehir meydanlarında tanıdık bir hareketlilik başlar. Çadırlar kurulur, brandalar gerilir, afişler asılır. İftar sofraları hazırlanır. Dışarıdan bakıldığında dayanışmanın sıcak bir tablosu… Fakat içine girince insanın zihnini kurcalayan o soru belirir: Biz gerçekten sosyal bir devlet miyiz, yoksa yoksulluğu görünür kılıp onun üzerinden vicdan mı rahatlatıyoruz?

Elbette bir tas çorba vermek kötülük değildir. Aç olanın karnını doyurmak erdemdir. Ancak asıl mesele şu: İnsanlar neden o çadıra muhtaç hale geliyor?

Sosyal devlet anlayışı, vatandaşını yardıma bağımlı bırakmadan yaşatabilmeyi gerektirir. Esas olan insanların bir öğün yemek için sıraya girmesi değil; kendi evinde, kendi sofrasında, onuruyla iftarını açabilmesidir. Çünkü yoksulluk yalnızca maddi bir eksiklik değildir. Görünür hale getirildiğinde insanın izzetini de zedeler.

Bugün iftar çadırları neredeyse her şehirde kuruluyor. Çoğu zaman belediye logoları, pankartlar ve kameralar eşliğinde… Yardımın mahremiyeti kayboluyor. Oysa gerçek yardım gösterişsiz olandır. Veren elin bilinmediği, alanın mahcup edilmediği yardımdır esas olan.

Daha önemlisi kalıcı çözümler üretmektir. Enflasyon karşısında eriyen maaşları düzenlemek, alım gücünü artırmak, sosyal destekleri sistemli ve onurlu bir şekilde sağlamak… Devlet dediğin, vatandaşını bir tas çorbaya muhtaç bırakmamalıdır. Geçici sofralar kurmak yerine kalıcı refah inşa etmelidir.

Ramazan paylaşma ayıdır, evet. Ama paylaşmanın da bir adabı vardır. İnsan onurunu incitmeden, siyasi kazanç kapısına dönüştürmeden, fotoğraf karesine sığdırmadan yapılmalıdır.

Sorulması gereken soru basittir: Biz yoksulluğu azaltıyor muyuz, yoksa onu organize mi ediyoruz?

Eğer gerçekten güçlü bir toplum istiyorsak; yardım çadırlarıyla değil, adil gelir dağılımıyla, insanca yaşam standartlarıyla ve sosyal devlet ciddiyetiyle yol almalıyız.

Bir tas çorba değil, insanca bir hayat…
Mesele tam olarak budur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.