İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

Adalet Herkes İçin Vardır

    Adalet dediğimiz şey, yalnızca masumları koruyan bir kalkan değildir. Aynı zamanda suç isnadı altındaki kişilerin de hukuk içinde yargılanmasını sağlayan hassas bir terazidir. Bu yüzden toplumda çoğu zaman rahatsızlık yaratan bir gerçekle karşı karşıya kalırız: Hırsızın da, katilin de bir avukatı vardır. Bu durum ilk bakışta vicdanları zorlar. “Nasıl olur?” diye sorarız. “Bir insan, kasten adam öldüren birini nasıl savunur?” diye öfkeyle tepki veririz. Oysa burada savunulan kişi değil, savunulan şey hukukun kendisidir. Çünkü hukuk, duygularla değil; kurallarla ayakta kalır. Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Eğer bugün suçlu olduğunu düşündüğümüz birine savunma hakkı tanımazsak, yarın suçsuz birinin de aynı haktan mahrum bırakılmasının önünü açarız. Adaletin en büyük güvencesi, herkes için eşit ve eksiksiz işlemesidir. Suç ne kadar ağır olursa olsun, yargılama süreci adil olmak zorundadır. Çünkü adalet, intikam duygusunun değil; hakkaniyetin ürünüdür. Bir avukatın görevi, suç işleyeni aklamak değildir. Asıl görev; yargı sürecinin doğru işlemesini sağlamaktır. Delillerin hukuka uygun toplanıp toplanmadığını denetlemek, suçun gerçekten ispat edilip edilmediğini sorgulamak ve hukukun sınırları içinde bir savunma sunmaktır. Bu, bir suçu meşrulaştırmak değil; adalet mekanizmasının sağlıklı işlemesine katkı sunmaktır. Elbette kasten adam öldüren bir kişinin ceza alması gerekir. Bu konuda toplumun ortak vicdanı nettir. Ancak bu cezanın, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve adil bir yargılama sonucunda verilmesi esastır. Aksi durumda verilen hüküm adalet değil, keyfilik olur. Toplum olarak en büyük yanılgılarımızdan biri, adaleti yalnızca mağdurdan yana bir kavram olarak görmemizdir. Oysa gerçek adalet, tarafsızdır. Hem mağdurun hem de sanığın haklarını gözetir. Çünkü suçlunun hakkını koruyamayan bir sistem, masumun hakkını da koruyamaz. Sonuç olarak; hırsızı da, katili de savunabilen bir hukuk sistemi varsa, bilin ki orada adalet vardır. Çünkü adalet, yalnızca haklıyı değil; haksız görüleni dahi hukuk içinde değerlendirebilen bir güçtür. Ve toplumlara asıl güven veren de işte bu ilkedir.
Ekleme Tarihi: 15 Nisan 2026 -Çarşamba
İsmail ER

Adalet Herkes İçin Vardır

 

 

Adalet dediğimiz şey, yalnızca masumları koruyan bir kalkan değildir. Aynı zamanda suç isnadı altındaki kişilerin de hukuk içinde yargılanmasını sağlayan hassas bir terazidir. Bu yüzden toplumda çoğu zaman rahatsızlık yaratan bir gerçekle karşı karşıya kalırız: Hırsızın da, katilin de bir avukatı vardır.

Bu durum ilk bakışta vicdanları zorlar. “Nasıl olur?” diye sorarız. “Bir insan, kasten adam öldüren birini nasıl savunur?” diye öfkeyle tepki veririz. Oysa burada savunulan kişi değil, savunulan şey hukukun kendisidir. Çünkü hukuk, duygularla değil; kurallarla ayakta kalır.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Eğer bugün suçlu olduğunu düşündüğümüz birine savunma hakkı tanımazsak, yarın suçsuz birinin de aynı haktan mahrum bırakılmasının önünü açarız. Adaletin en büyük güvencesi, herkes için eşit ve eksiksiz işlemesidir. Suç ne kadar ağır olursa olsun, yargılama süreci adil olmak zorundadır. Çünkü adalet, intikam duygusunun değil; hakkaniyetin ürünüdür.

Bir avukatın görevi, suç işleyeni aklamak değildir. Asıl görev; yargı sürecinin doğru işlemesini sağlamaktır. Delillerin hukuka uygun toplanıp toplanmadığını denetlemek, suçun gerçekten ispat edilip edilmediğini sorgulamak ve hukukun sınırları içinde bir savunma sunmaktır. Bu, bir suçu meşrulaştırmak değil; adalet mekanizmasının sağlıklı işlemesine katkı sunmaktır.

Elbette kasten adam öldüren bir kişinin ceza alması gerekir. Bu konuda toplumun ortak vicdanı nettir. Ancak bu cezanın, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve adil bir yargılama sonucunda verilmesi esastır. Aksi durumda verilen hüküm adalet değil, keyfilik olur.

Toplum olarak en büyük yanılgılarımızdan biri, adaleti yalnızca mağdurdan yana bir kavram olarak görmemizdir. Oysa gerçek adalet, tarafsızdır. Hem mağdurun hem de sanığın haklarını gözetir. Çünkü suçlunun hakkını koruyamayan bir sistem, masumun hakkını da koruyamaz.

Sonuç olarak; hırsızı da, katili de savunabilen bir hukuk sistemi varsa, bilin ki orada adalet vardır. Çünkü adalet, yalnızca haklıyı değil; haksız görüleni dahi hukuk içinde değerlendirebilen bir güçtür. Ve toplumlara asıl güven veren de işte bu ilkedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.