Tam 30 yıl…
Siyasette bazı rakamlar sadece sayı değildir; hafızadır, alışkanlıktır, yerleşmiş dengedir. Nizip’te tam 30 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi sandıktan birinci çıktı. Bu, yalnızca bir belediye başkanlığı değişimi değil; siyasi refleksleri güçlü bir ilçede ezberin bozulmasıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi için bu sonuç semboliktir. Nizip gibi siyasi geleneği olan bir ilçede kazanmak, sadece oy almak değil; güven inşa etmek anlamına gelir.
Ve o güvenin adı: değişim beklentisidir.
Yeni dönemin başında ise bir isim var: Ali Doğan. 2019–2024 yılları arasında Karkamış Belediye Başkanlığı yapmış bir isim olarak, bu kez Nizip’te sandıktan çıktı. Seçmen bir mesaj verdi. “Farklı bir yönetim anlayışı görmek istiyorum” dedi.
Ancak şimdi asıl soru şu:
Bu değişim gerçekten bir zihniyet değişimi mi, yoksa yalnızca tabeladaki isim mi değişti?
İlçede konuşulanlar var. Fısıltılar var. Atamalar üzerinden yükselen sorular var. “Kim, hangi kriterle göreve getirildi?” sorusu artık sadece kapalı kapılar ardında değil, sokakta da dile getiriliyor.
Eğer liyakat ikinci planda kaldıysa…
Eğer yakınlık, sadakat ya da siyasi aidiyet ehliyetin önüne geçtiyse…
O zaman 30 yıl sonra gelen bu tarihi sonuç çok kısa sürede tartışmaya açılır.
Unutulmaması gereken bir gerçek var:
Seçmen sandıkta kredi verir, tapu değil.
Nizip halkı bir tercih yaptı. Bu tercih sadece bir partiye değil; şeffaflığa, adalete ve hesap verebilirliğe verildi. Beklenti budur. Eğer kamuoyundaki soru işaretleri cevapsız kalırsa, sessizlik en büyük açıklama olur.
Siyasette algı boşluk sevmez.
Boşluğu söylenti doldurur.
Söylenti ise güveni kemirir.
Bugün Nizip’te mesele sadece bir belediye başkanlığı değildir. Mesele, yönetim anlayışıdır. Belediye yönetimi, kamuoyuna açık ve net bir çerçeve çizmek zorundadır. Eğer ortada bir yanlış yoksa, bunu belgeleriyle anlatmak en doğru yoldur. Eğer varsa, düzeltmek güç kaybettirmez; tam tersine güven kazandırır.
Çünkü demokrasi yalnızca sandık günü işlemez. Asıl demokrasi, sandıktan sonraki gün başlar.
30 yıl sonra kazanılan bir belediye, birkaç tartışmalı atama iddiasıyla gölgelenmemelidir. Bu zafer, kişisel değil toplumsal bir beklentinin ürünüdür.
Nizip şimdi bir seçim sonucunu değil, bir yönetim sınavını izliyor.
Ve bu sınav, sandıktan çok daha zordur.
