Anasayfa
Yazarlar
İsmail ER
Yazı Detayı
Bu yazı 37 kez okundu.
Güç Geçicidir, Adalet Kalıcıdır
Tarih boyunca değişmeyen bir gerçek vardır: Güç, makam ve imkân sonsuza kadar kimsenin elinde kalmaz. Bugün bulunduğu konumun verdiği imkânlarla hareket eden, haklıyı değil güçlü olanı savunan, doğruları söylemek yerine menfaatini korumayı tercih eden insanlar, yarın aynı koltuklarda olmayabilir. Çünkü hayatın en önemli gerçeği, hiçbir dönemin ve hiçbir iktidarın kalıcı olmadığıdır.
Benim itirazım herhangi bir siyasi görüşe değil; haksızlığa, adaletsizliğe ve çıkar uğruna vicdanını susturan anlayışadır. Devletin imkânlarını kişisel çıkar için kullanan, kalemini veya sözünü menfaat karşılığında eğip büken, gerçeği gizleyerek güçlülerin yanında saf tutan herkes, bir gün yaptıklarının hesabını mutlaka verecektir. Belki insanların önünde, belki de ilahi adaletin huzurunda…
Bugün alkışlayanlar yarın sessizleşebilir. Bugün güçlü görünenler yarın yalnız kalabilir. Çünkü makamların ömrü sınırlıdır. Asıl kalıcı olan; dürüstlük, ahlak ve vicdandır. İnsan, geride bıraktığı servetle değil, bıraktığı karakterle hatırlanır.
Toplumların ayakta kalmasını sağlayan şey korku değil, adalettir. Bir ülkede adalet zedelenirse güven de zedelenir. Güven kaybolursa birlik duygusu da zamanla yok olur. İşte bu yüzden, hangi görüşten olursa olsun herkesin hukukun üstünlüğünü ve adaleti savunması gerekir.
Ben kimsenin felaketini istemem. Ancak haksızlık yapanın, kul hakkına girenin, makamını veya nüfuzunu kötüye kullananın yaptıklarının karşılıksız kalmayacağına inanıyorum. İlahi adalet bazen geç tecelli eder ama asla şaşmaz. İnsanlar unutabilir, dosyalar kapanabilir; fakat vicdan ve hakikat hiçbir zaman tamamen susmaz.
Dileğim; bu ülkenin doğruları söyleyen insanların susturulmadığı, emeğin değer gördüğü, adaletin herkese eşit uygulandığı bir geleceğe kavuşmasıdır. Çünkü güçlü olan değil, haklı olan kazandığında toplum gerçek anlamda huzur bulacaktır.
Ekleme
Tarihi: 29 Haziran 2026 -Pazartesi
Güç Geçicidir, Adalet Kalıcıdır
Tarih boyunca değişmeyen bir gerçek vardır: Güç, makam ve imkân sonsuza kadar kimsenin elinde kalmaz. Bugün bulunduğu konumun verdiği imkânlarla hareket eden, haklıyı değil güçlü olanı savunan, doğruları söylemek yerine menfaatini korumayı tercih eden insanlar, yarın aynı koltuklarda olmayabilir. Çünkü hayatın en önemli gerçeği, hiçbir dönemin ve hiçbir iktidarın kalıcı olmadığıdır.
Benim itirazım herhangi bir siyasi görüşe değil; haksızlığa, adaletsizliğe ve çıkar uğruna vicdanını susturan anlayışadır. Devletin imkânlarını kişisel çıkar için kullanan, kalemini veya sözünü menfaat karşılığında eğip büken, gerçeği gizleyerek güçlülerin yanında saf tutan herkes, bir gün yaptıklarının hesabını mutlaka verecektir. Belki insanların önünde, belki de ilahi adaletin huzurunda…
Bugün alkışlayanlar yarın sessizleşebilir. Bugün güçlü görünenler yarın yalnız kalabilir. Çünkü makamların ömrü sınırlıdır. Asıl kalıcı olan; dürüstlük, ahlak ve vicdandır. İnsan, geride bıraktığı servetle değil, bıraktığı karakterle hatırlanır.
Toplumların ayakta kalmasını sağlayan şey korku değil, adalettir. Bir ülkede adalet zedelenirse güven de zedelenir. Güven kaybolursa birlik duygusu da zamanla yok olur. İşte bu yüzden, hangi görüşten olursa olsun herkesin hukukun üstünlüğünü ve adaleti savunması gerekir.
Ben kimsenin felaketini istemem. Ancak haksızlık yapanın, kul hakkına girenin, makamını veya nüfuzunu kötüye kullananın yaptıklarının karşılıksız kalmayacağına inanıyorum. İlahi adalet bazen geç tecelli eder ama asla şaşmaz. İnsanlar unutabilir, dosyalar kapanabilir; fakat vicdan ve hakikat hiçbir zaman tamamen susmaz.
Dileğim; bu ülkenin doğruları söyleyen insanların susturulmadığı, emeğin değer gördüğü, adaletin herkese eşit uygulandığı bir geleceğe kavuşmasıdır. Çünkü güçlü olan değil, haklı olan kazandığında toplum gerçek anlamda huzur bulacaktır.
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
