Mehmet Emin HORUZOĞLU
Köşe Yazarı
Mehmet Emin HORUZOĞLU
 

Türk Kadim Devleti: Geçmişten Geleceğe Bir Köprü

Türk Kadim Devleti: Geçmişten Geleceğe Bir Köprü Tarih sayfalarını araladığımızda, Türk milletinin binlerce yıldır süregelen, köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu görürüz. "Türk Kadim Devleti" kavramı, sadece belirli bir tarihsel dönemi değil, aynı zamanda Türklerin devlet kurma, yönetme ve varlığını sürdürme konusundaki eşsiz yeteneğini ve bu yeteneğin getirdiği sürekliliği ifade eder. Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlılara ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan bu kesintisiz çizgi, Türk milletinin devlet idaresindeki ustalığının en güçlü kanıtıdır. Türk devlet geleneği, göçebe yaşamın getirdiği dinamizmle harmanlanmış, esnek ancak sağlam bir yapıya sahiptir. Bu yapı, bozkırın çetin şartlarında şekillenmiş, "devlet-i ebed müddet" yani sonsuza dek yaşayacak devlet idealini yüceltmiştir. Yönetimde adalet, liyakat ve töreye bağlılık daima ön planda tutulmuş, kağanından en sade vatandaşına kadar herkesin uyması gereken kurallar, toplumsal düzenin temelini oluşturmuştur. Türklerin kurduğu devletler, sadece askeri güçleriyle değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal zenginlikleriyle de iz bırakmıştır. İpek Yolu üzerinde kurulan devletler, Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görmüş, farklı medeniyetlerin etkileşimine zemin hazırlamıştır. Bilim, sanat ve edebiyattaki gelişmeler, bu devletlerin dünya medeniyetine sunduğu önemli katkılardır. Orhun Yazıtları'ndan Divan-ı Lugat-it Türk'e, Dede Korkut Hikayeleri'nden Mimar Sinan'ın eserlerine kadar uzanan bu miras, Türklerin kültürel derinliğinin bir göstergesidir. Ancak Türk Kadim Devleti geleneği sadece geçmişe ait bir olgu değildir. Bu miras, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinde de önemli bir yer tutar. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, modern Türkiye'yi inşa ederken, Türk tarihinden ve devlet geleneğinden ilham almıştır. Cumhuriyet, Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik arzusunun, devlet kurma yeteneğinin en çağdaş ve ileri temsilidir. Günümüzde, Türk Kadim Devleti geleneğini anlamak ve gelecek nesillere aktarmak büyük önem taşımaktadır. Bu, sadece tarihimize sahip çıkmak değil, aynı zamanda günümüz dünyasının karmaşık sorunları karşısında milli kimliğimizi ve değerlerimizi korumak anlamına gelir. Türk milleti, köklü geçmişinden aldığı ilhamla, geleceğe emin adımlarla yürümeye devam edecektir. Türk Kadim Devleti, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü olarak, varlığını sürdürecektir.
Ekleme Tarihi: 25 Haziran 2025 -Çarşamba
Mehmet Emin HORUZOĞLU

Türk Kadim Devleti: Geçmişten Geleceğe Bir Köprü

Türk Kadim Devleti: Geçmişten Geleceğe Bir Köprü
Tarih sayfalarını araladığımızda, Türk milletinin binlerce yıldır süregelen, köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu görürüz. "Türk Kadim Devleti" kavramı, sadece belirli bir tarihsel dönemi değil, aynı zamanda Türklerin devlet kurma, yönetme ve varlığını sürdürme konusundaki eşsiz yeteneğini ve bu yeteneğin getirdiği sürekliliği ifade eder. Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlılara ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan bu kesintisiz çizgi, Türk milletinin devlet idaresindeki ustalığının en güçlü kanıtıdır.

Türk devlet geleneği, göçebe yaşamın getirdiği dinamizmle harmanlanmış, esnek ancak sağlam bir yapıya sahiptir. Bu yapı, bozkırın çetin şartlarında şekillenmiş, "devlet-i ebed müddet" yani sonsuza dek yaşayacak devlet idealini yüceltmiştir. Yönetimde adalet, liyakat ve töreye bağlılık daima ön planda tutulmuş, kağanından en sade vatandaşına kadar herkesin uyması gereken kurallar, toplumsal düzenin temelini oluşturmuştur.

Türklerin kurduğu devletler, sadece askeri güçleriyle değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal zenginlikleriyle de iz bırakmıştır. İpek Yolu üzerinde kurulan devletler, Doğu ile Batı arasında bir köprü görevi görmüş, farklı medeniyetlerin etkileşimine zemin hazırlamıştır. Bilim, sanat ve edebiyattaki gelişmeler, bu devletlerin dünya medeniyetine sunduğu önemli katkılardır. Orhun Yazıtları'ndan Divan-ı Lugat-it Türk'e, Dede Korkut Hikayeleri'nden Mimar Sinan'ın eserlerine kadar uzanan bu miras, Türklerin kültürel derinliğinin bir göstergesidir.

Ancak Türk Kadim Devleti geleneği sadece geçmişe ait bir olgu değildir. Bu miras, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinde de önemli bir yer tutar. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, modern Türkiye'yi inşa ederken, Türk tarihinden ve devlet geleneğinden ilham almıştır. Cumhuriyet, Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik arzusunun, devlet kurma yeteneğinin en çağdaş ve ileri temsilidir.

Günümüzde, Türk Kadim Devleti geleneğini anlamak ve gelecek nesillere aktarmak büyük önem taşımaktadır. Bu, sadece tarihimize sahip çıkmak değil, aynı zamanda günümüz dünyasının karmaşık sorunları karşısında milli kimliğimizi ve değerlerimizi korumak anlamına gelir. Türk milleti, köklü geçmişinden aldığı ilhamla, geleceğe emin adımlarla yürümeye devam edecektir. Türk Kadim Devleti, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü olarak, varlığını sürdürecektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.