Mehmet Emin HORUZOĞLU
Köşe Yazarı
Mehmet Emin HORUZOĞLU
 

Türk Gençliği Ne Yapıyor?

Türk gençliği ne yapıyor biliyor musunuz?   Hayatta kalmaya çalışıyor.   Bir yandan diplomalar birikiyor, diğer yandan iş ilanlarında “tecrübe” duvarına çarpıyor. Üniversite mezunu genç, ailesine yük olmamak için asgari ücretin peşinde koşuyor. Kimi üç harfli markette vardiya kovalıyor, kimi geceleri kuryelik yapıyor, sabahları sınava giriyor. İşsizlik artık bir istatistik değil; bir neslin omzuna çökmüş ağır bir yüktür.   Ama mesele sadece para değil.   Mesele, geleceksizlik hissi. Mesele, emeğin karşılık bulmaması. Mesele, liyakatin yerini torpilin aldığına dair inancın yayılması.   Bir zamanlar “Ey Türk gençliği!” diye hitap edilen bu nesil, bugün soruyor: “Bize güveniliyor mu gerçekten?” Mustafa Kemal Atatürk gençliği bir teminat olarak gördü. Çünkü gençlik; cesarettir, devrimdir, başkaldırıdır. Gençlik susmaz. Susuyorsa, bilin ki umudu kırılmıştır.   Bugün ülkenin kötü gidişatını en sert hisseden kesim gençlerdir. Çünkü kaybedecekleri en uzun gelecek onlara aittir. Enflasyon yükseldiğinde, adalet tartışıldığında, eğitim sistemi değiştiğinde en çok onların planları altüst olur. Bir nesil, sürekli değişen kurallarla büyüyor. Bir sabah uyandıklarında başka bir sınav sistemi, başka bir ekonomik tablo, başka bir belirsizlikle karşılaşıyorlar.   Ve sonra onlara dönüp soruluyor: “Neden mutsuzsunuz?”   Çünkü umut pahalılaştı.   Ama kimse şunu görmezden gelmesin: Türk gençliği dağılmadı. Dağıtmaya çalışanlara rağmen ayakta. Yazılım öğreniyor, dünya dillerini öğreniyor, projeler üretiyor, sanat yapıyor, spor yapıyor, ses çıkarıyor. Sosyal medyada eleştiriyor, sokakta sorguluyor, sandıkta irade gösteriyor. Gençlik artık sorgulayan bir zihin.    Bu kötü mü? (Hayır)   Asıl tehlike, sorgulamayan gençliktir.   Vatan sevgisi nutukla değil, adaletle güçlenir. Genç, emeğinin karşılığını aldığı yerde kalır. Fırsat eşitliği gördüğü yerde savaşır. Ama umudu elinden alınan genç ya susar ya gider.   Şimdi soruyu tersinden soralım: Türk gençliği ne yapıyor değil… Türkiye, gençliğine ne yapıyor?   Bir ülke gençlerini kaybederse sadece beyin göçü vermez; geleceğini verir. Bir ülke gençlerini umutsuz bırakırsa sadece mutsuz bireyler üretmez; yarınını karartır.    Ama şunu unutmayın:   Bu toprakların gençliği kolay teslim olmaz. Tarih boyunca olmadı. Bugün de olmayacak.   Çünkü içlerinde hâlâ bir kıvılcım var. O kıvılcım, doğru rüzgârı bulduğunda fırtınaya dönüşür.   Türk gençliği susmuyor Biriktiriyor.   Ve günü geldiğinde, sadece konuşmayacak değiştirecek gibi duruyor......
Ekleme Tarihi: 21 Şubat 2026 -Cumartesi
Mehmet Emin HORUZOĞLU

Türk Gençliği Ne Yapıyor?

Türk gençliği ne yapıyor biliyor musunuz?
 
Hayatta kalmaya çalışıyor.
 
Bir yandan diplomalar birikiyor, diğer yandan iş ilanlarında “tecrübe” duvarına çarpıyor. Üniversite mezunu genç, ailesine yük olmamak için asgari ücretin peşinde koşuyor. Kimi üç harfli markette vardiya kovalıyor, kimi geceleri kuryelik yapıyor, sabahları sınava giriyor. İşsizlik artık bir istatistik değil; bir neslin omzuna çökmüş ağır bir yüktür.
 
Ama mesele sadece para değil.
 
Mesele, geleceksizlik hissi.
Mesele, emeğin karşılık bulmaması.
Mesele, liyakatin yerini torpilin aldığına dair inancın yayılması.
 
Bir zamanlar “Ey Türk gençliği!” diye hitap edilen bu nesil, bugün soruyor: “Bize güveniliyor mu gerçekten?”
Mustafa Kemal Atatürk gençliği bir teminat olarak gördü. Çünkü gençlik; cesarettir, devrimdir, başkaldırıdır. Gençlik susmaz. Susuyorsa, bilin ki umudu kırılmıştır.
 
Bugün ülkenin kötü gidişatını en sert hisseden kesim gençlerdir. Çünkü kaybedecekleri en uzun gelecek onlara aittir. Enflasyon yükseldiğinde, adalet tartışıldığında, eğitim sistemi değiştiğinde en çok onların planları altüst olur. Bir nesil, sürekli değişen kurallarla büyüyor. Bir sabah uyandıklarında başka bir sınav sistemi, başka bir ekonomik tablo, başka bir belirsizlikle karşılaşıyorlar.
 
Ve sonra onlara dönüp soruluyor:
“Neden mutsuzsunuz?”
 
Çünkü umut pahalılaştı.
 
Ama kimse şunu görmezden gelmesin: Türk gençliği dağılmadı. Dağıtmaya çalışanlara rağmen ayakta. Yazılım öğreniyor, dünya dillerini öğreniyor, projeler üretiyor, sanat yapıyor, spor yapıyor, ses çıkarıyor. Sosyal medyada eleştiriyor, sokakta sorguluyor, sandıkta irade gösteriyor. Gençlik artık sorgulayan bir zihin. 
 
Bu kötü mü?
(Hayır)
 
Asıl tehlike, sorgulamayan gençliktir.
 
Vatan sevgisi nutukla değil, adaletle güçlenir. Genç, emeğinin karşılığını aldığı yerde kalır. Fırsat eşitliği gördüğü yerde savaşır. Ama umudu elinden alınan genç ya susar ya gider.
 
Şimdi soruyu tersinden soralım:
Türk gençliği ne yapıyor değil…
Türkiye, gençliğine ne yapıyor?
 
Bir ülke gençlerini kaybederse sadece beyin göçü vermez; geleceğini verir. Bir ülke gençlerini umutsuz bırakırsa sadece mutsuz bireyler üretmez; yarınını karartır. 
 
Ama şunu unutmayın:
 
Bu toprakların gençliği kolay teslim olmaz.
Tarih boyunca olmadı.
Bugün de olmayacak.
 
Çünkü içlerinde hâlâ bir kıvılcım var.
O kıvılcım, doğru rüzgârı bulduğunda fırtınaya dönüşür.
 
Türk gençliği susmuyor
Biriktiriyor.
 
Ve günü geldiğinde, sadece konuşmayacak değiştirecek gibi duruyor......
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.