Hayatta bazı yollar vardır ki başı parlak görünür ama sonu karanlıktır. İllegal hayat da işte böyle bir yoldur. İlk başta kolay para, hızlı yükseliş, güçlü görünme gibi hayallerle insanı cezbedebilir. Genç bir insan için bu dünya bazen macera gibi görünür. Ama gerçeği çok farklıdır. Çünkü bu yol, çoğu zaman insanın hayatını yavaş yavaş tüketen bir uçuruma dönüşür.
İllegal hayatın en büyük yalanlarından biri “dostluk” meselesidir. O dünyanın içinde insanlar birbirine “kardeşim”, “dostum” diye hitap eder. Ama çoğu zaman bu sözlerin arkasında gerçek bir bağlılık yoktur. Çünkü o dünyanın temelinde çıkar vardır. Menfaat bittiği anda dostluk da biter.
Bugün yanında olan insanların yarın seni yalnız bırakması illegal hayatın en acı gerçeklerinden biridir. Bir sorun çıktığında, bir tehlike kapıya dayandığında, o kalabalık sandığın çevre bir anda yok olur. O zaman insan anlar ki gerçek dostluk zor zamanlarda belli olur.
Gerçek dost, seni yanlış yola sürükleyen değil, o yoldan çevirendir. Ama illegal dünyanın içinde çoğu kişi seni daha da derine çeker. Çünkü herkes aynı bataklığın içindedir ve kimse çıkmak istemez. Bir kişi çıkmaya çalıştığında ise çoğu zaman yalnız bırakılır.
İllegal hayatın bir başka ağır bedeli de aileye verdiği zarardır. Bir insan ne kadar güçlü görünürse görünsün, arkasında ailesi vardır. Anne vardır, baba vardır, kardeş vardır… Onlar senin için endişe eder. Her telefon çaldığında, her kapı vurulduğunda yürekleri ağzına gelir.
Bir anne için evladının yanlış yollarda olması en büyük acılardan biridir. Bir baba için evladının hayatını karanlık bir yolda harcaması tarifsiz bir yaradır. Ama illegal dünyanın içinde olan insanlar çoğu zaman bunu çok geç fark eder.
Bir de özgürlük gerçeği vardır. İnsan özgür olduğu zaman bunun değerini pek anlamaz. Ama özgürlüğünü kaybettiğinde her şeyin anlamı değişir. Dışarıda özgürce yürümek, sevdiklerinle oturup sohbet etmek, gece rahat uyumak… Bunlar aslında hayatın en büyük zenginlikleridir.
İllegal hayat ise bu zenginlikleri elinden alır. Dışarıdan bakınca lüks arabalar, gösterişli hayatlar, hızlı para kazanma hikâyeleri anlatılır. Ama kimse o hayatın içindeki korkuyu, stresi ve güvensizliği anlatmaz. Her an bir şey olacak korkusuyla yaşamak, aslında görünmeyen bir hapishanedir.
Ve çoğu zaman bu yolun sonu bellidir. Ya yıllarını hapishane duvarları arasında geçirirsin ya da hayatının en güzel yıllarını pişmanlıkla hatırlarsın. Çünkü illegal hayatın kazananı yoktur. Eninde sonunda herkes kaybeder.
Oysa hayatın başka bir yolu da vardır. Belki daha zor, belki daha yavaş ama daha onurlu bir yol… Emek vererek kazanmak, alın teriyle bir hayat kurmak. Bu yol kısa sürede zenginlik getirmeyebilir ama huzur getirir.
Gerçek dostluk da bu yolda ortaya çıkar. Yanında çıkar için değil, insan olduğun için duran insanlar olur. Zor gününde seni yalnız bırakmayan dostlar olur. İşte hayatın gerçek zenginliği budur.
Gençlere söylenecek en önemli şey şudur: Hayatta hızlı kazanmak her zaman iyi kazanmak değildir. Bazı yollar insanı yükseltiyor gibi görünür ama aslında aşağıya çeker.
Unutmayın…
Gerçek güç silah taşımakta değil, karakter taşımaktadır.
Gerçek zenginlik hızlı para değil, huzurlu bir hayattır.
Ve gerçek dostluk çıkarla değil, sadakatle ölçülür.
İllegal hayat belki bir süre heyecan verir ama sonunda geriye çoğu zaman yalnızlık, pişmanlık ve kaybolmuş yıllar kalır.
Hayat kısa…
Ve bu kısa hayatı karanlık yollarda harcamak, insanın kendine yapabileceği en büyük haksızlıktır.
ben Mehmet Emin Horuzoğlu hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum kazancınız helal cebiniz bereketli ömrünüz uzun ve sağlıklı yaşamınız sade ve temiz olsun selametle kalın.....
