Anasayfa
Yazarlar
Mehmet Emin HORUZOĞLU
Yazı Detayı
Bu yazı 29 kez okundu.
Toplumun Sessiz Öfkesi Büyüyor !
Bu ülkede son yıllarda en çok büyüyen şey ne ekonomi oldu, ne refah, ne de umut…
En hızlı büyüyen şey insanların içindeki öfke oldu.
Sokakta yürüyen vatandaşın yüzüne bakın…
Kimse mutlu değil.
Kimse geleceğinden emin değil.
Gençler umutsuz, emekliler yorgun, işçiler tükenmiş durumda.
Bir tarafta ay sonunu getiremeyen milyonlar, diğer tarafta lüks içinde yaşayan küçük bir kesim…
İşte toplumları en tehlikeli noktaya götüren şey tam da budur:
Adaletsizlik hissi.
Eskiden fakir insan zengine imrenirdi.
Şimdi ise birçok insan, zengine öfkeyle bakıyor.
Çünkü insanlar artık çalışınca düze çıkabileceklerine inanmıyor.
“Ben ne yaparsam yapayım değişen bir şey olmayacak” düşüncesi toplumun içine yerleşmiş durumda.
Bu duygu büyüdükçe sosyal kırılmalar başlar.
İnsanlar birbirine tahammül edemez hale gelir.
Mahallede huzur azalır, sokakta gerginlik artar.
Bugün sosyal medyada gördüğümüz sert dil, yarının toplumsal çatışmasının habercisi olabilir.
Tarih boyunca ekonomik uçurumun büyüdüğü toplumlarda hep aynı tablo yaşandı.
Önce güven kayboldu.
Sonra öfke büyüdü.
Ardından insanlar hukuk yerine kendi adaletini aramaya başladı.
Kimse istemez ama kontrolsüz yoksulluk, işsizlik ve umutsuzluk; toplumları tehlikeli bir psikolojiye sürükler.
Bugün bir annenin çocuğuna süt alamaması, bir babanın eve eli boş dönmesi yalnızca ekonomik mesele değildir.
Bu durum aynı zamanda toplumsal bir alarmdır.
Devleti güçlü yapan yalnızca binalar, makamlar ya da rakamlar değildir.
Devleti güçlü yapan şey; vatandaşın adalete, geleceğe ve eşitliğe inanmasıdır.
Eğer insanlar yarına dair umutlarını tamamen kaybederse, o zaman sokaklarda sadece ekonomik kriz değil, vicdan krizi de başlar.
Bu yüzden hâlâ vakit varken;
öfkeyi değil adaleti,
kavgayı değil huzuru,
ayrışmayı değil toplumsal dayanışmayı büyütmek gerekiyor.
Çünkü toplumun sessiz öfkesi bir gün taşarsa, bunun altında herkes kalır.
Ekleme
Tarihi: 09 Mayıs 2026 -Cumartesi
Toplumun Sessiz Öfkesi Büyüyor !
Bu ülkede son yıllarda en çok büyüyen şey ne ekonomi oldu, ne refah, ne de umut…
En hızlı büyüyen şey insanların içindeki öfke oldu.
Sokakta yürüyen vatandaşın yüzüne bakın…
Kimse mutlu değil.
Kimse geleceğinden emin değil.
Gençler umutsuz, emekliler yorgun, işçiler tükenmiş durumda.
Bir tarafta ay sonunu getiremeyen milyonlar, diğer tarafta lüks içinde yaşayan küçük bir kesim…
İşte toplumları en tehlikeli noktaya götüren şey tam da budur:
Adaletsizlik hissi.
Eskiden fakir insan zengine imrenirdi.
Şimdi ise birçok insan, zengine öfkeyle bakıyor.
Çünkü insanlar artık çalışınca düze çıkabileceklerine inanmıyor.
“Ben ne yaparsam yapayım değişen bir şey olmayacak” düşüncesi toplumun içine yerleşmiş durumda.
Bu duygu büyüdükçe sosyal kırılmalar başlar.
İnsanlar birbirine tahammül edemez hale gelir.
Mahallede huzur azalır, sokakta gerginlik artar.
Bugün sosyal medyada gördüğümüz sert dil, yarının toplumsal çatışmasının habercisi olabilir.
Tarih boyunca ekonomik uçurumun büyüdüğü toplumlarda hep aynı tablo yaşandı.
Önce güven kayboldu.
Sonra öfke büyüdü.
Ardından insanlar hukuk yerine kendi adaletini aramaya başladı.
Kimse istemez ama kontrolsüz yoksulluk, işsizlik ve umutsuzluk; toplumları tehlikeli bir psikolojiye sürükler.
Bugün bir annenin çocuğuna süt alamaması, bir babanın eve eli boş dönmesi yalnızca ekonomik mesele değildir.
Bu durum aynı zamanda toplumsal bir alarmdır.
Devleti güçlü yapan yalnızca binalar, makamlar ya da rakamlar değildir.
Devleti güçlü yapan şey; vatandaşın adalete, geleceğe ve eşitliğe inanmasıdır.
Eğer insanlar yarına dair umutlarını tamamen kaybederse, o zaman sokaklarda sadece ekonomik kriz değil, vicdan krizi de başlar.
Bu yüzden hâlâ vakit varken;
öfkeyi değil adaleti,
kavgayı değil huzuru,
ayrışmayı değil toplumsal dayanışmayı büyütmek gerekiyor.
Çünkü toplumun sessiz öfkesi bir gün taşarsa, bunun altında herkes kalır.
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
