İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

ESKİ TÜRKİYE NEREDE?

Siyasetin diline dolanmış bir cümle var yıllardır: “Eski Türkiye.” Her konuşmada, her tartışmada, her eleştiride aynı söz söyleniyor: “Eski Türkiye bitti.” Peki soruyorum: Eski Türkiye gerçekten nerede? Benim hatırladığım eski Türkiye’de insanlar pazara çıktığında şekeri çuvalla, yağı tenekeyle, çayı ise kiloyla alırdı. Kimse markette terazinin başında “Biraz daha koy, biraz daha çıkar” hesabı yapmazdı. Alınan şey gramla değil, kiloyla olurdu. Bugün ise durum bambaşka… Market raflarında insanlar artık gram hesabı yapıyor. Yarım kilo şeker, iki yüz gram çay, küçük paket yağ… Eskiden alışveriş torbası dolardı, şimdi ise fiyat etiketleri dolu. Soruyorum: Eğer bu “eski Türkiye” kötüydü deniliyorsa, neden o günlerde insanlar geçim derdini bugünkü kadar konuşmuyordu? O zamanlar emekli pazara çıktığında başını öne eğmezdi. Bugün birçok emekli, markete girerken bile hesap yapmak zorunda kalıyor. Eskiden insanlar alışveriş yapardı, şimdi ise insanlar fiyat bakıyor. Bize yıllardır anlatılan bir hikâye var: “Yeni Türkiye daha güçlü, daha zengin.” Ama sokaktaki vatandaşın hayatına baktığınızda şunu görüyorsunuz: Zenginleşen hayat değil, pahalanan hayat olmuş. O yüzden ben yine soruyorum: Madem eski Türkiye bu kadar kötüydü, neden o günlerde insanlar şekeri çuvalla alabiliyordu da bugün gramla almak zorunda kalıyor? Demek ki mesele sadece “eski” ya da “yeni” Türkiye meselesi değil. Mesele insanın sofrasıdır, geçimidir, hayatıdır. Ve vatandaşın aklındaki soru hâlâ aynı: Eski Türkiye nerede? Çünkü o eski Türkiye’de insanlar hiç değilse mutfağını gramla değil, kiloyla doldurabiliyordu.
Ekleme Tarihi: 08 Mart 2026 -Pazar
İsmail ER

ESKİ TÜRKİYE NEREDE?

Siyasetin diline dolanmış bir cümle var yıllardır: “Eski Türkiye.”
Her konuşmada, her tartışmada, her eleştiride aynı söz söyleniyor:
“Eski Türkiye bitti.”

Peki soruyorum: Eski Türkiye gerçekten nerede?

Benim hatırladığım eski Türkiye’de insanlar pazara çıktığında şekeri çuvalla, yağı tenekeyle, çayı ise kiloyla alırdı. Kimse markette terazinin başında “Biraz daha koy, biraz daha çıkar” hesabı yapmazdı. Alınan şey gramla değil, kiloyla olurdu.

Bugün ise durum bambaşka…
Market raflarında insanlar artık gram hesabı yapıyor.
Yarım kilo şeker, iki yüz gram çay, küçük paket yağ…

Eskiden alışveriş torbası dolardı, şimdi ise fiyat etiketleri dolu.

Soruyorum:
Eğer bu “eski Türkiye” kötüydü deniliyorsa,
neden o günlerde insanlar geçim derdini bugünkü kadar konuşmuyordu?

O zamanlar emekli pazara çıktığında başını öne eğmezdi.
Bugün birçok emekli, markete girerken bile hesap yapmak zorunda kalıyor.

Eskiden insanlar alışveriş yapardı,
şimdi ise insanlar fiyat bakıyor.

Bize yıllardır anlatılan bir hikâye var:
“Yeni Türkiye daha güçlü, daha zengin.”

Ama sokaktaki vatandaşın hayatına baktığınızda şunu görüyorsunuz:
Zenginleşen hayat değil, pahalanan hayat olmuş.

O yüzden ben yine soruyorum:

Madem eski Türkiye bu kadar kötüydü,
neden o günlerde insanlar şekeri çuvalla alabiliyordu da bugün gramla almak zorunda kalıyor?

Demek ki mesele sadece “eski” ya da “yeni” Türkiye meselesi değil.

Mesele insanın sofrasıdır, geçimidir, hayatıdır.

Ve vatandaşın aklındaki soru hâlâ aynı:

Eski Türkiye nerede?
Çünkü o eski Türkiye’de insanlar hiç değilse mutfağını gramla değil, kiloyla doldurabiliyordu.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.