İsmail ER
Köşe Yazarı
İsmail ER
 

Emekli Dernekleri: Temsil mi, Ticaret mi?

Türkiye’de emekliler; bu ülkenin fabrikasında, tarlasında, atölyesinde, memuriyetinde alın teri dökmüş; gençliğini üretime, ömrünü memlekete adamış insanlardır. Bugün ise milyonlarca emeklinin ortak gündemi ne yazık ki aynı: Geçim sıkıntısı, artan sağlık giderleri ve her geçen gün daralan bir yaşam alanı. Tam da bu noktada, emeklinin hakkını savunması gereken yapılar olan emekli derneklerinin rolü hayati önem taşır. Ancak sahadaki tablo, olması gerekenle örtüşmüyor. “Emekli derneği” adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların, emeklinin derdiyle dertlenmek yerine kendi dar çevrelerinin çıkarlarına odaklandığı yönünde ciddi eleştiriler var. Kömür Satan Dernek Olur mu? Emekliye piyasa fiyatının üzerinde kömür satıldığı iddiaları, başlı başına bir çelişkidir. Zaten ayın ortasını zor getiren bir emekliye, “indirim” adı altında pahalı ürün sunmak hangi sosyal anlayışla bağdaşır? Bir dernek, üyesine ticari müşteri gibi yaklaşamaz. Üye, gelir kapısı değil; temsil edilmesi gereken bir iradedir. Yıllık aidatlara yapılan yüzde yüz zamlar da aynı çerçevede değerlendirilmelidir. Emeklinin maaşına yapılan artış ortadayken, aidatlara böylesine yüksek oranlı zam yapılması sosyal gerçeklikle bağdaşmamaktadır. Üç kuruş fayda üretmeyen bir yapının, üyeden yüksek bedel talep etmesi vicdani değildir. Nerede Emekli Lokalleri, Nerede Promosyon Mücadelesi? Emeklilerin en temel ihtiyaçlarından biri sosyal hayata katılım imkânıdır. Uygun fiyatlı, nezih emekli lokalleri birçok ilde hâlâ hayal. Oysa derneklerin öncelikli gündemi bu olmalıdır: Emeklinin evinden çıkabildiği, bir çay içebildiği, sosyalleşebildiği mekânlar oluşturmak. Aynı şekilde banka promosyonları meselesi… Milyonlarca emekliyi temsil eden yapılar, isterlerse bankalarla güçlü pazarlıklar yapabilir. “En yüksek promosyonu kim verir?” yarışını emeklinin lehine çevirebilir. Fakat bu alanda da etkili ve organize bir mücadele görmek zor. Başkasının Emeğiyle İtibar Devşirmek Belediyelerin yaptığı gıda yardımlarının ya da sosyal desteklerin, bazı dernekler tarafından kendi organizasyonları gibi lanse edilmesi ayrı bir sorundur. Bu, hizmet değil; algı yönetimidir. Şeffaflık ve dürüstlükten uzak her tutum, derneklere olan güveni biraz daha aşındırır. Emekli pansiyonları konusu da benzer bir çelişki barındırıyor. Yıllarca emekliden kesilen aidatlarla yapılan tesislerin, neredeyse otel fiyatının yarısına denk ücretlerle hizmet vermesi kabul edilemez. O mekânlar emeklinin evidir; emekli orada müşteri değil, ev sahibidir. Asli Göreve Dönüş Zamanı Bugün emeklilerin gerçek gündemi; açlık sınırının altında kalan maaşlar, artan kira bedelleri, katkı payları, ilaç fiyatları ve insanca yaşam talebidir. Bu sorunlara çözüm üretmeyen, sadece aidat toplayıp göstermelik faaliyetler yapan yapıların emekliye faydası yoktur. Emekli dernekleri birer ticarethane değil, hak arama platformudur. Yönetimler ya bu gerçeğe uygun hareket etmeli ya da koltukları yeni ve samimi kadrolara bırakmalıdır. Emekli; yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş onurlu bir kitledir. Sahipsiz değildir ve sahipsiz muamelesi görmeyi asla hak etmez. Bugün emekliler sorguluyor. Yarın hesap soracak. Çünkü emekli artık sadece sabretmiyor; görüyor, not ediyor ve hatırlıyor. #HalkınSesi #İsmailEr
Ekleme Tarihi: 24 Şubat 2026 -Salı
İsmail ER

Emekli Dernekleri: Temsil mi, Ticaret mi?

Türkiye’de emekliler; bu ülkenin fabrikasında, tarlasında, atölyesinde, memuriyetinde alın teri dökmüş; gençliğini üretime, ömrünü memlekete adamış insanlardır. Bugün ise milyonlarca emeklinin ortak gündemi ne yazık ki aynı: Geçim sıkıntısı, artan sağlık giderleri ve her geçen gün daralan bir yaşam alanı.

Tam da bu noktada, emeklinin hakkını savunması gereken yapılar olan emekli derneklerinin rolü hayati önem taşır. Ancak sahadaki tablo, olması gerekenle örtüşmüyor. “Emekli derneği” adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların, emeklinin derdiyle dertlenmek yerine kendi dar çevrelerinin çıkarlarına odaklandığı yönünde ciddi eleştiriler var.

Kömür Satan Dernek Olur mu?

Emekliye piyasa fiyatının üzerinde kömür satıldığı iddiaları, başlı başına bir çelişkidir. Zaten ayın ortasını zor getiren bir emekliye, “indirim” adı altında pahalı ürün sunmak hangi sosyal anlayışla bağdaşır? Bir dernek, üyesine ticari müşteri gibi yaklaşamaz. Üye, gelir kapısı değil; temsil edilmesi gereken bir iradedir.

Yıllık aidatlara yapılan yüzde yüz zamlar da aynı çerçevede değerlendirilmelidir. Emeklinin maaşına yapılan artış ortadayken, aidatlara böylesine yüksek oranlı zam yapılması sosyal gerçeklikle bağdaşmamaktadır. Üç kuruş fayda üretmeyen bir yapının, üyeden yüksek bedel talep etmesi vicdani değildir.

Nerede Emekli Lokalleri, Nerede Promosyon Mücadelesi?

Emeklilerin en temel ihtiyaçlarından biri sosyal hayata katılım imkânıdır. Uygun fiyatlı, nezih emekli lokalleri birçok ilde hâlâ hayal. Oysa derneklerin öncelikli gündemi bu olmalıdır: Emeklinin evinden çıkabildiği, bir çay içebildiği, sosyalleşebildiği mekânlar oluşturmak.

Aynı şekilde banka promosyonları meselesi… Milyonlarca emekliyi temsil eden yapılar, isterlerse bankalarla güçlü pazarlıklar yapabilir. “En yüksek promosyonu kim verir?” yarışını emeklinin lehine çevirebilir. Fakat bu alanda da etkili ve organize bir mücadele görmek zor.

Başkasının Emeğiyle İtibar Devşirmek

Belediyelerin yaptığı gıda yardımlarının ya da sosyal desteklerin, bazı dernekler tarafından kendi organizasyonları gibi lanse edilmesi ayrı bir sorundur. Bu, hizmet değil; algı yönetimidir. Şeffaflık ve dürüstlükten uzak her tutum, derneklere olan güveni biraz daha aşındırır.

Emekli pansiyonları konusu da benzer bir çelişki barındırıyor. Yıllarca emekliden kesilen aidatlarla yapılan tesislerin, neredeyse otel fiyatının yarısına denk ücretlerle hizmet vermesi kabul edilemez. O mekânlar emeklinin evidir; emekli orada müşteri değil, ev sahibidir.

Asli Göreve Dönüş Zamanı

Bugün emeklilerin gerçek gündemi; açlık sınırının altında kalan maaşlar, artan kira bedelleri, katkı payları, ilaç fiyatları ve insanca yaşam talebidir. Bu sorunlara çözüm üretmeyen, sadece aidat toplayıp göstermelik faaliyetler yapan yapıların emekliye faydası yoktur.

Emekli dernekleri birer ticarethane değil, hak arama platformudur. Yönetimler ya bu gerçeğe uygun hareket etmeli ya da koltukları yeni ve samimi kadrolara bırakmalıdır. Emekli; yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş onurlu bir kitledir. Sahipsiz değildir ve sahipsiz muamelesi görmeyi asla hak etmez.

Bugün emekliler sorguluyor. Yarın hesap soracak.
Çünkü emekli artık sadece sabretmiyor; görüyor, not ediyor ve hatırlıyor.

#HalkınSesi
#İsmailEr

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.