Haklarımı biliyorum!
28 Ocak tarihinde Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu (TÜSAF) tarafından sosyal medya hesaplarında paylaşılan bir afiş, kısa sürede Federasyon Başkanı Sayın Adnan Çelik ile birlikte birçok il dernek başkanı ve yönetici tarafından da aynı içerikle paylaşılmıştır. Ancak söz konusu afişte yer alan bilgilerin hatalı olduğu, paylaşımdan hemen sonra tarafımca sosyal medya üzerinden gerek TÜSAF yöneticilerine gerekse Federasyonun resmî Facebook sayfasına açıkça iletilmiştir.
Bununla da yetinilmeyerek, TÜSAF yönetiminde yer alan bazı isimlere ve bir TÜSAF delegesine doğrudan bilgilendirme yapılmıştır. Ne var ki, bu uyarılar herhangi bir geri dönüşle karşılık bulmadığı gibi, hatalı içeriğin düzeltilmesi yönünde de bir adım atılmamıştır.
Bahse konu; HAKLARIMI BİLİYORUM başlığı altında paylaşılan afiş maksadıyla örtüşmeyen bilgi içerdiği tespit edilmiş ve afişte vurgulanan “ Kredi kullananın sigorta şirketini seçme hakkı sınırlandırılamaz, Sigortanın belirli bir sigorta şirketine yaptırılmasına ilişkin her türlü şart hükümsüzdür, Herhangi bir yönlendirme veya zorlama hukuka aykırıdır; AKSİ YÖNDEKİ UYGULAMALARINIZI SEDDK VE İLGİLİ DİĞER MERCİLERE TAŞIYACAĞIM” metnindeki SEDDK ibaresi asılsız ve hükümsüzdür. Tamamen bilgi kirliliği ve ciddiyetsizliktir. Bu afişte vurgulanan başlık ile içeriğin tutarsızlığı tam bir komedidir.
Bu durumda; SEDDK’ nın Bilindiği üzere, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde Kurumumuzun sigorta ihtilaflarında bilirkişi, hakem ya da mahkeme gibi davranarak çözüm getirme yetkisi bulunmamaktadır.
Bugün gelinen noktada ise, yapılan teknik ve içerik uyarılarına kulak vermek yerine, eleştirel yorumların silinmesi ve ilgili kullanıcıların sosyal medya platformlarından engellenmesi tercih edilmiştir. Bu yaklaşımın, kurumsal iletişim ve temsil sorumluluğu açısından nasıl bir “başarı” olarak görüldüğü kamuoyunun takdirine bırakılmalıdır.
Sigorta acentelerini temsil eden yapıların, en temel güçlerini şeffaflıktan, doğru bilgiden ve eleştiriye açık olmaktan alması gerektiği izahtan varestedir. Eleştiriyi susturarak, farklı görüşleri yok sayarak ya da hatayı dile getirenleri dışlayarak kurumsal itibar inşa etmek mümkün değildir. Aksine bu tutum, sektörde temsil edilen binlerce acentenin zararına sonuçlar doğurur.
Öte yandan, sigorta şirketlerinin; acenteleri temsil eden kişi ve yapıların bilgi birikimini, tutumlarını ve kurumsal duruşlarını yakından takip ettiği de bilinen bir gerçektir. Bu nedenle, temsil makamlarında bulunanların sergilediği her davranış yalnızca kişisel değil, tüm sektörü etkileyen bir yansımaya sahiptir.
Asıl sorgulanması gereken soru şudur:
Hatalı olduğu açıkça ifade edilen bir afiş konusunda, yönetim kademelerinde yer alan hiçbir isim bu durumun yanlışlığını dile getirmemiş midir?
Yoksa dile getirenler, yalnızca susturularak mı “yönetilmektedir”?
Eleştiri, kurumsal yapılar için bir tehdit değil; doğru kullanıldığında bir gelişim aracıdır. Bugün sessiz kalınan ya da üzeri örtülen her yanlış, yarın çok daha büyük sorunlar olarak sektörün karşısına çıkacaktır. Sigorta acentelerine gerçek fayda sağlamayan, ancak unvan ve koltukları yıllardır işgal eden anlayışın verdiği zarar ise asıl üzüntü kaynağıdır.
Bu nedenle mesele kişisel bir engelleme ya da silinen birkaç yorum değildir. Mesele, sigorta acentelerinin doğru bilgiyle, güçlü bir temsille ve gerçekten sahip çıkan bir anlayışla yoluna devam edip edemeyeceğidir.
Halil Ağca
Ağca Sigorta Aracılık Hizmetleri
