Meclis’te “Sahte Oy Pusulası” İddiası: İrfan Çelikaslan’ın Adı da Gündemde

Siyaset (Web Sitesi) - Web Sitesi | 20.02.2026 - 11:21, Güncelleme: 20.02.2026 - 11:28 118 kez okundu.
 

Meclis’te “Sahte Oy Pusulası” İddiası: İrfan Çelikaslan’ın Adı da Gündemde

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme gelen “sahte oy pusulası” iddiaları, siyaset arenasında geniş yankı uyandırdı. İddialara göre aralarında İrfan Çelikaslan’ın da bulunduğu 7 AK Parti milletvekili adına, Meclis’te fiziken bulunmadıkları halde imzalı oy pusulası verildiği öne sürüldü.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme gelen “sahte oy pusulası” iddiaları, siyaset arenasında geniş yankı uyandırdı. İddialara göre aralarında İrfan Çelikaslan’ın da bulunduğu 7 AK Parti milletvekili adına, Meclis’te fiziken bulunmadıkları halde imzalı oy pusulası verildiği öne sürüldü. öz konusu iddialar, yalnızca bir partiyi değil, yasama faaliyetlerinin güvenilirliğini ve Meclis’in ciddiyetini doğrudan ilgilendiriyor. Eğer iddialar doğruysa, bunun basit bir prosedür hatası olarak değerlendirilemeyeceği, demokratik meşruiyet açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Celal Adan’dan Sert Tepki Meclis Başkan Vekili Celal Adan’ın konuya ilişkin sert tepki göstermesi, tartışmanın boyutunu daha da büyüttü. Adan’ın tepkisinin, meselenin yalnızca teknik bir uygulama tartışması değil; doğrudan millet iradesi ve temsil yetkisiyle ilgili olduğu yönünde değerlendirildiği belirtiliyor. “Milletin İradesi” Vurgusu Meclis’te atılan her imza ve kullanılan her oyun, 85 milyon vatandaşı temsil ettiğine dikkat çekilirken, “Meclis’te olmayan bir vekilin oyu nasıl kullanıldı?” sorusu kamuoyunda yanıt bekleyen en kritik başlık haline geldi. Siyasi çevrelerde yapılan değerlendirmelerde, iddiaların şeffaf bir şekilde araştırılması ve varsa usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması gerektiği vurgulanıyor. Parti ayrımı gözetmeksizin yürütülecek açık bir soruşturmanın, kamuoyundaki güven duygusunu korumak açısından hayati önemde olduğu ifade ediliyor. Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Çağrısı Uzmanlar, milletin temsil edildiği en yüksek makam olan TBMM’de en küçük şüpheye dahi yer olmaması gerektiğini belirtiyor. Güven duygusunun zedelenmesi halinde bunun uzun vadede demokratik kurumlara zarar verebileceği uyarısı yapılıyor. Tartışmalar sürerken gözler, iddialara ilişkin resmi açıklamalara ve olası bir soruşturma sürecine çevrilmiş durumda.  
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme gelen “sahte oy pusulası” iddiaları, siyaset arenasında geniş yankı uyandırdı. İddialara göre aralarında İrfan Çelikaslan’ın da bulunduğu 7 AK Parti milletvekili adına, Meclis’te fiziken bulunmadıkları halde imzalı oy pusulası verildiği öne sürüldü.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme gelen “sahte oy pusulası” iddiaları, siyaset arenasında geniş yankı uyandırdı. İddialara göre aralarında İrfan Çelikaslan’ın da bulunduğu 7 AK Parti milletvekili adına, Meclis’te fiziken bulunmadıkları halde imzalı oy pusulası verildiği öne sürüldü.

öz konusu iddialar, yalnızca bir partiyi değil, yasama faaliyetlerinin güvenilirliğini ve Meclis’in ciddiyetini doğrudan ilgilendiriyor. Eğer iddialar doğruysa, bunun basit bir prosedür hatası olarak değerlendirilemeyeceği, demokratik meşruiyet açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.

Celal Adan’dan Sert Tepki

Meclis Başkan Vekili Celal Adan’ın konuya ilişkin sert tepki göstermesi, tartışmanın boyutunu daha da büyüttü. Adan’ın tepkisinin, meselenin yalnızca teknik bir uygulama tartışması değil; doğrudan millet iradesi ve temsil yetkisiyle ilgili olduğu yönünde değerlendirildiği belirtiliyor.

“Milletin İradesi” Vurgusu

Meclis’te atılan her imza ve kullanılan her oyun, 85 milyon vatandaşı temsil ettiğine dikkat çekilirken, “Meclis’te olmayan bir vekilin oyu nasıl kullanıldı?” sorusu kamuoyunda yanıt bekleyen en kritik başlık haline geldi.

Siyasi çevrelerde yapılan değerlendirmelerde, iddiaların şeffaf bir şekilde araştırılması ve varsa usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması gerektiği vurgulanıyor. Parti ayrımı gözetmeksizin yürütülecek açık bir soruşturmanın, kamuoyundaki güven duygusunu korumak açısından hayati önemde olduğu ifade ediliyor.

Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Çağrısı

Uzmanlar, milletin temsil edildiği en yüksek makam olan TBMM’de en küçük şüpheye dahi yer olmaması gerektiğini belirtiyor. Güven duygusunun zedelenmesi halinde bunun uzun vadede demokratik kurumlara zarar verebileceği uyarısı yapılıyor.

Tartışmalar sürerken gözler, iddialara ilişkin resmi açıklamalara ve olası bir soruşturma sürecine çevrilmiş durumda.

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ortachaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.